TARLADA DOĞDU, HAPİS YATTI, ŞİMDİ TBMM'DE

Ortaokuldayken deniz Gezmiş'in asılması haberi üzerine arkadaşlarıyla saygı duruşu yaptıklarını söyleyen Mustafa Moroğlu, çetin geçen siyasi yaşamını anlattı...

(Arşiv: 09.11.2011) Tarlada dünyaya gelen Mustafa Moroğlu, siyasete ortaokul yıllarında atıldı. Babasını ezen Kaymakamın evini taşladı, lisede kendilerine yemek vermeyen okul yönetimine tepki göstererek boykot yaptı. Üniversiteyi kazanmamasına rağmen, fakültelerde öğrencileri örgütledi. Yediği kurşun az daha hayatına mal oluyordu. Doktorlar, 'Bunun işi bitmiş' demesine karşın o hayata sımsıkı sarıldı. TARİŞ olayları nedeniyle hakim karşısına çıktı. Beraber yargılandığı 163 arkadaşı 25 ay ceza alırken o 15 yıl hapse mahkum edildi. Yılmadı, 6 yılda çıktı. Siyasete ara vermeden yoluna devam etti. Son genel seçimlerde milletvekili olmayı başardı. 
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, ilginç yaşam hikayesiyle dikkat çekiyor. "İlginç bir şekilde doğmuşum" diyen Moroğlu, "Annem beni tütün baskısı yaparken doğurmuş. Tarla'da doğmuşum. Doğduğumda kafam sivriymiş. Annem bana 'Ben seni kafanı elime aldığım da yoğurdum' der. Her ilkokul öğrencisi gibi öğretmenime aşıktım. Ortaokulda da aktif bir çocuktum. Deniz Gezmiş'ler asıldı. O günün gazetesini alıp ortaokul öğrencilerini saygı duruşuna durduğumu hatırlarım. İlk siyasi hayatım o zaman başladı. Tütün o zamanlar para etmiyordu. Dev-Genç denen gençler tütüncülere sahip çıkıyorlar, tütün mitingleri yapıyorlardı. O zamandan onlara hayrandım. Ortaokulda Kaymakamla kavga eden biriydim. Babam Kaymakamlıkta nüfus katipliği yapıyordu. Kaymakam Babamı eziyordu. Ben de evini taşlıyordum" dedi.
Denizli Sanat Enstitüsü Elektrik Bölümü'nü kazandığını anlatan Moroğlu, İzmir'e geliş hikayesini şöyle anlattı: "Denizli'de bir yıl okudum. Not ortalamam iyi olduğu için Çınarlı'ya geçiş yaptım. İlk yerleştiğim yer Bayraklı. Elde küçük tüp, yufka, bir torbada bulgur, soğan. O zamanlar okula gidecek paramız yoktu. Okula yürüyerek gidip gelirdim. İlk eylemi de orada yaptım. Burjuva çocukları okulda çıkan yemekleri yiyordu. Biz de 'Yemek bizim hakkımız söke söke alırız' diye boykot çağrısında bulunduk. 'Boykot var' diye okulun kapısını tutuyorum. Okulun müdürü gelmiş. Tanımıyorum. 'Boykot var giremezsin' dedim. 'Oğlum açsana ben bu okulunu müdürüm' dedi. Yine de açmadım. İzmir Orta Öğretim Derneği'ni kurduk. İZOD Mustafa oradan gelir. Meslek liselerine üniversiteye girme hakkı yoktu. Yollarda eylemler yapıyorduk. Lise'yi bitirmeden Ege Üniversitesini öğrencileri örgütlemek için oraya gittim. Sonra dışarıdan liseyi bitirdim. Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazandım"

ÖLDÜ SANDILAR
Moroğlu, 1977'de Bahçelievler'de Kültür Dayanışma Derneği önünde vurulduğunu belirterek, "Aynı saldırıda vurulan diğer arkadaşım vefat etti. Kurşunu omirilikten yedim. Kurşun, bağırsakları parçalayarak ön tarafta derinin altında kaldı. Filmlerde gördüm kadarıyla, 'Kurşun çıkarsa ağrı diner' diye düşündüm. Ama çıkaramadım. Devlet hastanesine getirdiler. Kurşun iç kanama yapmış. Kan pıhtılaşması kan kaybını önledi. İlk önce diğer arkadaşı ameliyata aldılar. Benim için, 'Bu gitmiş' demişler. İçimden hatta gazlı bezler çıktı. Beni ameliyat masasına alana kadar bayıltamadılar. Beni öldürecekler diye direndim. Hiçbir zaman kendimi güçsüz hissetmedim. 10 gün sonra ayağa kalkmayı başardım Bu ameliyattan sonra bir de böbrek ameliyatı oldum. Kontrole gittim, Doktor, 'Böbreği almamız lazım' dedi. Ben de 'Bir ara gelirim' dedim. 33 yıldır hala gideceğim" dedi.

BABASIYLA KÜSTÜ
Yaşanan olaylar sonrası babası tarafından memlekete geri götürüldüğünü belirten Moroğlu, birkaç gün sonra İzmir'e geri kaçtığını, bu yüzden de babasıyla iki yıl küs kaldığını anlattı. Moroğlu, "Küçük ablamın düğünü için memlekete gittim. Babam, 'tüm çocuklarımla aynı masada içeceğim' dedi. Ben de 'Devrimciler içki içmez' dedim, içmedim. Babamın bu durumun içine oturmuş. Sonra TARİŞ'e elektrik teknisyeni olarak girdim. Babam, 'Oraya geleceğim. Bana Kordon'da rakı ısmarlasın' diye haber yollamış. Babam gelecek diye bekliyordum. Ancak vefat haberi geldi" dedi.

TARİŞ OLAYLARI DÖNÜM NOKTASI OLDU
Moroğlu, 12 Eylül askeri darbesinden 5-6 ay sonra TARİŞ olayları nedeniyle gözaltına alındıktan sonra başına gelenleri şöyle anlattı:
"Yargılama sonrası 15 yıl hapis yedim. Toplama 6 yıl yattım. Kendimi o an güçlü hissetim. Aslında beni bir gün ceza almamam gerekiyordu. Hakkımda yanlış ifade verdiler. TARİŞ direnişinde yargılanan 164 kişiydik. 15 yıl ceza alan tek kişi bendim. Diğerlerinin birbiri hakkında hep olumlu ifadeleri var. Hakim bana, 'Herkes bir şey görmüş. Oğlum sen bir şey görmedin mi?' dedi. Ben de, 'Sayın hakimim ben elektrik teknisyeniyim. Ben işimi yaparım. Kim direnişçi kim değil ben bilmem" dedim. Diğerleri 25 ay ceza aldı. 6 yıl cezaevi ayrı bir tecrübeydi. Hiç boş durmadım. 160 kişi 60 kişilik koğuşta kalıyordum. Gazete kağıtları üzerinde yattım. Zeytin çekirdeklerinde tespih yaptık. Boncuktan çanta, cüzdan ve balık ağı ördüm. yüzlerce hamak yapmışımdır. Yüzlerce gemi maketi yaptım, Çıkınca elektrik teknisyenliğine işine devam ettim. Kendi işimi kurmak istedim ve mobilya dükkanı kurdum. Bir gün tatil yaptığımı hatırlamıyorum. Hala da öyle. 1989'da SODEP'e girdim. Siyasete ara vermeden devam ettim"

ONUR ÇAKIR/ 09.11.2011 /YeniAsır